Bir Fincanın Anımsattıkları/ Birgül Kızılkaya

Masamda dumanı üstünde bir fincan kahve ve kafamın içi çıfıt çarşısı sanki. Her türden anılar ve düşünceler cirit atıyor. Hızlarına yetişmek ne mümkün… Uzun zaman önce senin için almıştım bu fincanı. Küçük bir anı olur diye düşünmüştüm. Mağaza içinde dolaşırken Paşabahçe nin de satıldığı gelmişti aklıma da içim cız etmişti o zamanlar. Şimdi de içim…

Göç/ Birgül Kızılkaya

İki yıl önce tanımıştım Muammer amcayı Ankara’da. Yaşadığı uzun yılları yüzündeki sayısız çizgilere yerleştirmiş mavi gözlerine hüzün yerleşmiş seksen sekiz yaşında bir amca. Emin olmamakla birlikte o öyle söyledi… O gün doğduğum gecekonduyu görmeye gitmiştim. Benim de ruh halimin amcadan kalır yanı yoktu aslına bakılırsa. Oldukça hassas bir gün yaşıyordum. Her yer viraneye dönmüştü. Sokaklarında…