GÜMÜŞSUYU’NUN ÇAPKIN GÖZLERİ/ Sabahattin Yalkın

GÜMÜŞSUYU’NUN ÇAPKIN GÖZLERİ Sabahattin Yalkın   1.Kim bilir hangi dalgasında Haydarpaşa bıyık altı bir gülümseme yakamozlu çalkantılarda vapur mu kaçtı mendil mi düştü tren pencerelerinde hüzün yüklü yüzler bir Anadolu gelir bir Anadolu gider Unuttum ilk nerede denizlendi ellerim kime öpülendim kime sevilendim belli değil ne izleri ne de gizleri Ben oralardan geçmiştim belki 2.…

Suların Şakayık İzleri

1. Geceden çıkınca geniş bir solukta ilk düşen benim şakayık sabahlarına yüreğime koyarak en son yüreğimi bildik yüzleri aradığım yollarda kentli yüzümü gizleyemiyorum daha yalnızlığım kalıyor güneşli gözlerimde birçok resim karışıyor körlüklere… ŞAKAYIK SABAHLARI BENİ BEKLEME 2. Boyuna itiyor beni bıçak uçlarına bir şarkı bir kadın bir ev bir duvar unutuyorum alıştığım ellerimi dilimde ürkek…

Cüneyne KSE Dergisi, Sayı 12

Kamil AKDOĞAN, MERHABA, Sabahattin YALKIN, SULARIN ŞAKAYIK DİLLERİ, Hidayet KARAKUŞ, ŞİİRİN VAKTİ, Asım GÖNEN, AYAK İZİ, Şener AKSU, CAN SIKINTISINA GÜZELLEME Hatice EĞİLMEZ KAYA, Aslıhan TÜYLÜOĞLU, EV’E RENGA Fatma ARAS, MABEDİM, Serkan ENGİN, HAYALET, Ömer FİKRİ, GÜLCÜ, Nina ŞAHİN, İTİRAF, Nilüfer UÇAR, SEVGİNİN İNCE DİLİ, Leyla KARATAŞ, KÜSKÜN SUYU BUL, Semiha BAYSAL, DÜŞ, Ferki HAYDAROĞLU,…

Yaslı – Ana/Sabahattin Yalkın

1. Deniz bıraktığım gibi mavisi mavi daha kendi oyununda sevda ıslağı dalgalar ne ölüm umurunda suların ne de dirim Ayvalık’ın zeytin ağaçları habersiz tanrıların ulu orta kaçamaklarından söylentileri şurda burda dilden dile İda Dağı’nın üç güzeli güzellik yarışında… Ve niye tetikte şehadet parmakları 2. Hiç bozulmamış balkonda bıldırdan kalma kırlangıç yuvası cik-cikli iki yavru başı…

SORUNLU ŞAİR – SORUNLU ŞİİR

SORUNLU ŞAİR – SORUNLU ŞİİR Günümüz şairlerinin ve şiirlerinin eksiklikleri, açmazları, çıkmazları konuşulmazken, şiirimiz kendi yolunda yürüyor. Söylenecek o kadar söz var ki … Nerden başlamalı kestiremiyorum. Ülkemizde yayımlanan kaç edebiyat dergisi var, doğrusu bilmiyorum. Üç büyük kentimizin başı çektiği edebiyat çalışmaları, kim ne derse desin, büyük zorluklarla da olsa sürüyor. On yılı çoktan aşan…

ANTİOCHUS’UN GÜNEŞ KADINLARI

ANTİOCHUS’UN GÜNEŞ KADINLARI -Antik dönem Antakya resimleri– 1. Güneyde Alalah’ın orda nisan yüzlü ovalar Antiochus* uzaklaşsa da ev ev sokak sokak Sular bir türlü durulmasa da akağında Şarap yüklü Asi gemileri karşılanır zılgıtlarla Dayarım sırtımı sırdaşım Silpius Dağına Cehennem Kayıkçısı Haron uykusuz Veba kırımı ince ağıtlı kayalarda 2. Ben eskiden aldırmazdım aşka Dualar nasıl ulaşır…

EDEBİYATIMIZ NEREYE GİDİYOR

EDEBİYATIMIZ NEREYE GİDİYOR Duyguların, düşüncelerin yazıya dökülmesi, bunların estetik boyutlarda kurgulanması, insanda haz ve imrenme duyguları  uyan – dırması, güzeli duyumsatması, yazı sanatını, edebiyatı ortaya çıkarmıştır. Yazının bulunmasına koşut olarak, her dilin kendine özgü bir edebiyat gelişimi olmuştur. Edebiyatın en görkemli dalının şiir olduğu, genel kabul görmüş bir düşüncedir. Çünkü durağan yapıdaki sözcüklere yeni anlamlar…

GENÇ BİR ŞAİRE MEKTUP – 1               

GENÇ BİR ŞAİRE MEKTUP – 1                Şiirle ilgili her kişinin, sevdiği şairler olduğu gibi, sevmedikleri, giderek yok saydıkları  şairler de vardır. Bunda yadırganacak bir şey yok. Bu durum dün de yaşanmıştır, bu gün de yaşanmaktadır. İlerde de yaşanacaktır. Ancak, beğenmediğimiz kimselerle, onların ürünlerini karıştırmamak gerekir. Eleştirinin amacı ürünlerdir. Eleştiri üründen, ürün sahibine kayarsa, bu davranış…

genç bir şaire mektup – 2 şiir ya da ölümü öteleme (*)

Yaşadıkça, şiire yeni yeni tanımlar getiriyoruz . Neredeyse her şairin kendine özgü tanımı oluyor. Belki de en doğrusu bu . Çünkü Dünya’ da çeşitli dillerde öyle değişik şiirler yazılıyor ki, bunların bir tanım içine sığdırılması olası değil. Kaldı ki, şiirin yapısı da gerçekten bir tanımla geçiştirilecek gibi görünmüyor . Yaşamımız boyunca içimize sindiremediğimiz ölüm, şairleri…